haftaya hem yorgun hemde ağlamaklı girdim , nasıl bir şey bu yahu , iki yüzlü insanların halinden ,verdikleri sözlerden dönen insanlar , siz nasıl bir şeysiniz , iki lafa tav olup hem unutabilen geçmişe sünger çeken , ama bunu yanında beni ve bizi düşünmeyenler , şu anda başımı alıp gidesim var hem de uçcuz bucaksız , yazarken bile göz yaşlarıma hakim olamıyorum , çünkü yaşanılanlar her şey üsst üste geliyor , yeterrr artık demek istiyorum bu duruma ama diyemiyorum , benim olan hiç bir şey yok ki hayatımda :(
mutsuzum ve bana iyi gelebilecek hiç bir şey yok ,
çünkü ben çifte standarttan bıktım ....
27 Şubat 2012 Pazartesi
24 Şubat 2012 Cuma
diş doktorum :)
Geçenlerde aniden dişlerimde olan sorundan dolayı diş doktoruna gittim (uzun zamandır geçiştriyordum ,bugün yarın derken kararını verdim) , dişçi koltuğu gibi bir korkum yok şükür :) aslına bakılırsa buna karar vermemde ki neden ablamdır , çok iyi bir doktor , güler yüzlü , eli hafif :) dişlerine baktığında olayı kavrayan bir doktor dedi , bu sözleri kim duysa giderdi herhalde :) ablamın dediği gibide çıktı , şenşakrak , sanki dişçi odası değil gülme odasına gelmişim gibi hissettim kendimi :) dişlerime ilk baktığında ben bu diş yapısını bir yerden hatırlıyorum diyerek başladı , hatırlaması gayet doğal :) 1 hafta önce ablamın dişlerine bakınca eeee biz de kardeş olunca diş yapılarımızda benzeyince doktor bir anormallik çakmıştı yani :) :) :)
işlerimizi halledip , ne istediğimi söyleyip mutlu mesut çıktık , o gün gerçekten koşturmacılı bir gündü sabahtan akşama kadar ,aslına bakılırsa bu hafta başından sonuna kadar böyle geçti :)
dün akşam istanbula geldik görümcemin oğlunun yaş gününe , yine güzel bir günün ardından evimize döndük , tahmin edersiniz ki , istikamet doğru yatak :)))) tabi ki dönerken izlemekten keyif aldığım sokak lambalarının ısığı , evlerin yansıyan manzarası ile uykuya dalmak :)
azğınızın tadı , gülen yüzünüz ve umutlarınız hep sizinler ile olsun
hayırlı cumalara ,mutlu hafta sonlarına :)
sevgiler
işlerimizi halledip , ne istediğimi söyleyip mutlu mesut çıktık , o gün gerçekten koşturmacılı bir gündü sabahtan akşama kadar ,aslına bakılırsa bu hafta başından sonuna kadar böyle geçti :)
dün akşam istanbula geldik görümcemin oğlunun yaş gününe , yine güzel bir günün ardından evimize döndük , tahmin edersiniz ki , istikamet doğru yatak :)))) tabi ki dönerken izlemekten keyif aldığım sokak lambalarının ısığı , evlerin yansıyan manzarası ile uykuya dalmak :)
azğınızın tadı , gülen yüzünüz ve umutlarınız hep sizinler ile olsun
hayırlı cumalara ,mutlu hafta sonlarına :)
sevgiler
20 Şubat 2012 Pazartesi
başlıksız :)
Dün çok uzun zamandır blog sayesinde tandığımı arkadaşım , bloğuna ne oldu senin dedi ? bir an gerçekten ilkildim heyecanla yazdığımı , okuduğum bir çok kişi vardı , çok fazla değil ama az ve öz insanlar tanıdım burada , samimiyetlerine inandığım , doğru kişilerle ile iletişim haline olmak paha biçilmez .
her zaman bunu yazmışımdır sizlerden öğrendiğim çok şey olmuştur ,
konuyu dağıtmayayım :) adresimi güvenilir olsun diye com uzantılı oalrak değiştirmiştim en az 3 sene öncedir , her şeyin doğru düzgün olmasından , aman biri görmesin stresinden kaynaklı aslında buraya bir şeyler yazmak bunları tanıdığım kişilerin okuması vs şeyler insanı gerçekten geriyor , ama yinede yazmaktan geri kalmamıştım , şimdi sanki o korkuları tekrar yaşıyorum gibi hissettim evlendikten sonra uzunca bir zaman adapte olamadım buraya , bir şeyler eksikti ve ben adını koyamıyordum , her şey o kadar hızlı gelişiyordu ki , zaman o kadar çabuk akıyordu ki bazen kendimize bile zaman ayıramamış kişiler olarak sanki burası zamanımızı çalıcakmış gibi , halbu ki öyle olmadığını daha iyi anladım.
umarım burası yeniden eskisi gibi bana iyi gelicek :)
o zaman buraya okuyan herkese mutlu haftalar ,
her zaman bunu yazmışımdır sizlerden öğrendiğim çok şey olmuştur ,
konuyu dağıtmayayım :) adresimi güvenilir olsun diye com uzantılı oalrak değiştirmiştim en az 3 sene öncedir , her şeyin doğru düzgün olmasından , aman biri görmesin stresinden kaynaklı aslında buraya bir şeyler yazmak bunları tanıdığım kişilerin okuması vs şeyler insanı gerçekten geriyor , ama yinede yazmaktan geri kalmamıştım , şimdi sanki o korkuları tekrar yaşıyorum gibi hissettim evlendikten sonra uzunca bir zaman adapte olamadım buraya , bir şeyler eksikti ve ben adını koyamıyordum , her şey o kadar hızlı gelişiyordu ki , zaman o kadar çabuk akıyordu ki bazen kendimize bile zaman ayıramamış kişiler olarak sanki burası zamanımızı çalıcakmış gibi , halbu ki öyle olmadığını daha iyi anladım.
umarım burası yeniden eskisi gibi bana iyi gelicek :)
o zaman buraya okuyan herkese mutlu haftalar ,
23 Ocak 2012 Pazartesi
Var olmanın içinde , var olamamak
çelişkilerin içinde süren hayatın mutsuzluğu , ne kadar garip değil mi?
Küçük bedenlere sığan büyük yükler , artık o yüklerin sana fazla geldiğini görüyorsun
hayatında şekillenen dünyan var ama sen onu kullanamıyorsun , hayallerine sadece dalıp gidiyorsun
yalnızca bir başına ....
çelişkilerin içinde süren hayatın mutsuzluğu , ne kadar garip değil mi?
Küçük bedenlere sığan büyük yükler , artık o yüklerin sana fazla geldiğini görüyorsun
hayatında şekillenen dünyan var ama sen onu kullanamıyorsun , hayallerine sadece dalıp gidiyorsun
yalnızca bir başına ....
22 Eylül 2011 Perşembe
ayvalık sonrası ....
kısa ama bir o kadar güzel bir tatil geçirdim .5 gün 4 gece ,
geçen hafta perşembe ayvalık sarımsaklıdaydık , kendi arabamız ile gittiğimiz ilk uzun tatilimizdi kendimize göre :)))) pekte keyifli oluyor ama ,
en son 5 sene önce ilk işe girdiğimde gitmiştim ayvalığı bu sefer çok beğendim çünkü girmediğimiz sokak arası görmediğimiz eski rum evleri kalmadı ben ayvalığı bir labirente benzettim her sokak illa ki bir yere çıkıyor orda çıkmaz sokak denen bir olay yok galiba :))) evleri,çiçekleri,kedileri,her şeyiyle güzel bir bütün.
tabi bunu gezmemizi sağlayanda yine rehberimiz ,bu iş orası için daha yeni başlamış ama pek doğru bir isabet olmuş sadece eski rum evlerini görmekle kalmayıp geçmişi anlatan biri var karşımızda kendi başımıza gezseydik hiç bir şey anlamadan aaa bak bu ev ne kadar güzel diyip pek ileri gidiceğimizi sanmıyordum,ayrıca eski kiliselerin camiiye dönüştürülmesini içlerini gezmemiz , bir yandan da türklerin aslında bıraktığı pek bir şeyin olmadığınıda görmek üzücü , evet aslında bıraktıkları yıkık dökük bakımsız zeytinyağı fabrikaları adını çok sık duyduğumuz o markalar artık yok olmuş ve ayvalığın en güzel sahilinde insan görünce üzülüyor ,
sarımsaklı kaldığımız yerin plajı, denizi, temiz bir yer birde balıklarıda pek tatlı yüzerken onlarla can ciğer olabiliyorsunuz ama suyuda pek soğuk :) her denize girdiğimde ilk 15dk suya alışmakla geçiyor :)
cunda adası sahilin bir ucundan diğer ucunda kadar rakı,balık,ayvalık dedikleri yer :)))
tekne turu adalar gezintisi üfül üfül bir gezinti , insanlar bu mevsimde tatile çıkılır mı diye çok mana bulmuşlar biz giderken ama tam zamanıydı resmen , havası o kadar güzel ki ne sıcak ne soğuk , hatta bronzlaşıp bile döndüm :) halbuki deniz sonrası sadece 1 saat kaldığım kumsalda deli gibi güneşlenme derdim olmadığından sorun değildi yanıp yanmamak ama renk değişti bir kere :)
şu anda aklımda kalan tek yer eğer zamanımız olsa idi çanakkaleden geçerken şehitliğe gitmek , müzeleri görmek içinden geçerken bile insan bir tuhaf oluyor, umarım en kısa zamanda bunu gerçekleştirebiliriz ...
ayvalığın meşhur tostundan da tatık ama damak tadımızı tutturana kadar 4 yer denedik ;) sonunda bulduğumuz yerde saatlerce oturup sohbet ettik ,
geçen hafta perşembe ayvalık sarımsaklıdaydık , kendi arabamız ile gittiğimiz ilk uzun tatilimizdi kendimize göre :)))) pekte keyifli oluyor ama ,
en son 5 sene önce ilk işe girdiğimde gitmiştim ayvalığı bu sefer çok beğendim çünkü girmediğimiz sokak arası görmediğimiz eski rum evleri kalmadı ben ayvalığı bir labirente benzettim her sokak illa ki bir yere çıkıyor orda çıkmaz sokak denen bir olay yok galiba :))) evleri,çiçekleri,kedileri,her şeyiyle güzel bir bütün.
tabi bunu gezmemizi sağlayanda yine rehberimiz ,bu iş orası için daha yeni başlamış ama pek doğru bir isabet olmuş sadece eski rum evlerini görmekle kalmayıp geçmişi anlatan biri var karşımızda kendi başımıza gezseydik hiç bir şey anlamadan aaa bak bu ev ne kadar güzel diyip pek ileri gidiceğimizi sanmıyordum,ayrıca eski kiliselerin camiiye dönüştürülmesini içlerini gezmemiz , bir yandan da türklerin aslında bıraktığı pek bir şeyin olmadığınıda görmek üzücü , evet aslında bıraktıkları yıkık dökük bakımsız zeytinyağı fabrikaları adını çok sık duyduğumuz o markalar artık yok olmuş ve ayvalığın en güzel sahilinde insan görünce üzülüyor ,
sarımsaklı kaldığımız yerin plajı, denizi, temiz bir yer birde balıklarıda pek tatlı yüzerken onlarla can ciğer olabiliyorsunuz ama suyuda pek soğuk :) her denize girdiğimde ilk 15dk suya alışmakla geçiyor :)
cunda adası sahilin bir ucundan diğer ucunda kadar rakı,balık,ayvalık dedikleri yer :)))
tekne turu adalar gezintisi üfül üfül bir gezinti , insanlar bu mevsimde tatile çıkılır mı diye çok mana bulmuşlar biz giderken ama tam zamanıydı resmen , havası o kadar güzel ki ne sıcak ne soğuk , hatta bronzlaşıp bile döndüm :) halbuki deniz sonrası sadece 1 saat kaldığım kumsalda deli gibi güneşlenme derdim olmadığından sorun değildi yanıp yanmamak ama renk değişti bir kere :)
şu anda aklımda kalan tek yer eğer zamanımız olsa idi çanakkaleden geçerken şehitliğe gitmek , müzeleri görmek içinden geçerken bile insan bir tuhaf oluyor, umarım en kısa zamanda bunu gerçekleştirebiliriz ...
ayvalığın meşhur tostundan da tatık ama damak tadımızı tutturana kadar 4 yer denedik ;) sonunda bulduğumuz yerde saatlerce oturup sohbet ettik ,
18 Ağustos 2011 Perşembe
Acami Şoför
Hayatımda ki en korkulu rüya olan araba kullanmayı hayata geçirme aşaması için adım attım.
ilk çalışmamız pazartesi günü idi , akşam üzeri iş çıkışında ani bir kararla hadi bana araba kullanmasını öğret dedim eşime :))) zaten hayatımda şunu anladım ki planlı programlı hiç bir şey yapamıyoruz hep bir erteleme çıkarıyoruz , hiç düşünmeden aniden çıkan fikirler her zaman gerçekleşiyor çünkü kaçışı yok .
hayatımın tam içine giren gaz,fren ve debriyaj üçlüsü ve en gıcık nokta da vites olan:)
arabanın başına geçince kendimi hiç bir şey bilmiyen bir çocuğa benzetiyorum ,
ilk araba sürüşümüz fena değildi kalkışlar iyiydi , ama duruşlar freni ayarlayamama acayip komiklik ötesiydik , yalnız şu vites değiştirmek öyle işkence geliyor ki bir ayağım debriyaj,diğer elim vites diğer elim direksiyon ,gözler yolda , arkadan gelen var mı ? ..........yemin ediyorum işkencenin en beteri bilmediğim bir konu için evet fazla abartı gelebilir ama şu an ki işleyiş o maalesef :(
yanımda ki usta sürücü olunca sandı ki hemen atlayıp gidicez 2 defa göstermekle olucağını sandı eşim ama yanılıyor arabayı kullanmadan önce abartısız 10 defa vites değiştirmeyi , ayaklarım altında ki şu müthiş üçlünün işlevini bilmiyorum kaç defa sorduğumu
dün akşam 2.ıncı çalışmamızı gerçekleştirmek için çıktık yola , nedense acayip bir panik oldum , kendimi karıştırdım da karıştırdım :)))) baktım gördüm eşim sinirlendi , bağırıp çağırıyor indim direksiyon başından :) böyle bağırıcaksan sen bana öğretemezsin dedim , bana güvence vermen lazım ki kendimi olan güvenim gelsin,zaten alıştıktan sonra reflekslerim geliştikten sonra her şey kendiliğinden olucak evet zor olucak ama başarıcam :))))) ben böyle söyledikten sonra cumartesi erken kalk çalıştırayım seni dedi :) hatta pazar da buna dahil yılmak yok, zor yollardan geçicez inşallah
ilk çalışmamız pazartesi günü idi , akşam üzeri iş çıkışında ani bir kararla hadi bana araba kullanmasını öğret dedim eşime :))) zaten hayatımda şunu anladım ki planlı programlı hiç bir şey yapamıyoruz hep bir erteleme çıkarıyoruz , hiç düşünmeden aniden çıkan fikirler her zaman gerçekleşiyor çünkü kaçışı yok .
hayatımın tam içine giren gaz,fren ve debriyaj üçlüsü ve en gıcık nokta da vites olan:)
arabanın başına geçince kendimi hiç bir şey bilmiyen bir çocuğa benzetiyorum ,
ilk araba sürüşümüz fena değildi kalkışlar iyiydi , ama duruşlar freni ayarlayamama acayip komiklik ötesiydik , yalnız şu vites değiştirmek öyle işkence geliyor ki bir ayağım debriyaj,diğer elim vites diğer elim direksiyon ,gözler yolda , arkadan gelen var mı ? ..........yemin ediyorum işkencenin en beteri bilmediğim bir konu için evet fazla abartı gelebilir ama şu an ki işleyiş o maalesef :(
yanımda ki usta sürücü olunca sandı ki hemen atlayıp gidicez 2 defa göstermekle olucağını sandı eşim ama yanılıyor arabayı kullanmadan önce abartısız 10 defa vites değiştirmeyi , ayaklarım altında ki şu müthiş üçlünün işlevini bilmiyorum kaç defa sorduğumu
dün akşam 2.ıncı çalışmamızı gerçekleştirmek için çıktık yola , nedense acayip bir panik oldum , kendimi karıştırdım da karıştırdım :)))) baktım gördüm eşim sinirlendi , bağırıp çağırıyor indim direksiyon başından :) böyle bağırıcaksan sen bana öğretemezsin dedim , bana güvence vermen lazım ki kendimi olan güvenim gelsin,zaten alıştıktan sonra reflekslerim geliştikten sonra her şey kendiliğinden olucak evet zor olucak ama başarıcam :))))) ben böyle söyledikten sonra cumartesi erken kalk çalıştırayım seni dedi :) hatta pazar da buna dahil yılmak yok, zor yollardan geçicez inşallah
3 Ağustos 2011 Çarşamba
"Ramazan Gelmiş "
ben küçükken ( çok büyümüş gibi bir halim yok ama yaş itibari ile öyle kabul ediyorum :) ramazan ayının hep kışın olduğu bilirdim , saat 17: 00 iftar açma gibi , o kışın soğunda evinde oturup sobanın yanında ısınmak gibi bilirdim.yıllar geçtikçe aylar değişti, süre uzadı , tam yazın göbeğine geldik hala şaşkınım aslında annemler bizim yaşlarımızda ramazının tam yaın ortasında tuttuklarını anlattıklarında o zamanların gelmiyceğini sanırdım bitmek bilmeyen bir yol gibi gelirdi, halbu ki öyle değilmiş.
ben küçük iken pek saf idim :) beni öyle güzel kandırıdılar ki şimdi aklıma geldikçe kızıyorum bizim komşulara , ben nasıl doğdum diye sorduğumda bana hep evimizin yanında olan küçük bir dere vardı seni burdan hep tuttuk derdiler , saflığımın böylesini yiyim leylekler bile getirmemişti beni düşünün yani :) çocukluk aklı ya hastanede hep böyle bir kocaman derenin olduğun hep hayal ederdim:)))))) işte biliçli bir toplum bireyleri komşularımızın bana öğrettikleri :))) her şeyin ayıp olmasından olsa gerek dünyaya nasıl geldiğimi açıklayacak bir kul yoktu etrafımda.
hayatımda hep bir şeyler öğrenmek istedim , burda çok kişi okudum ,tanıdım samimi olduğumuz arkadaşlarımız oldu onlardan öğrendiklerim, sayamıycağım kadar çok şey düşünün artık "balayımızı bile asortikkrep'im çektiği o güzel fethiye fotoğrafları sayesinde orayı seçmemde ki en büyük etkendir. nişan ve kına için değişik olmasını istediğim kurabiyelerimi elçin'im sayesinde muhteşem oldu.
geçenlerde bir arkadaşım bana çok değiştimi söylemişti , özlem ben seni böyle bilmiyordum dedi:)) aslında değişen bir şey yoktu ama bazı şeylerde sessiz kalmamak ve hakkını aramak değişmek ise kabulumdur .
o yüzden benden korkar olmuşlar :)) dükkana her geldiklerinle tehlikeli gözlerle bana bakarlar bazen de laf söyleyip beni sinir etmek için ellerinden geleni yaparlar , seviyorum arkadaşlarımı :)))
bugünlerde acayip bir fotoğraf makinası alma istediğim var neredeyse her gün internetten dslr foto mak bakıyorum.şu an bütceme yeten marka fujifilm zaten ilk defa böyle bir makina kullanıcağımdan bunun şu anlık öğrenmem için yeterli olucağını düşünüyorum.kısmet olursa bu ay için alıcam .
ve son olarak tatil rotosu
haziran ,temmuz,ağustos geçti bizim tatil eylül ayın'a kaldı :) ikimizinde iş dolayısıyla en uygun ay eylül ayı olarak karar kıldık.inşallah bir aksilik olmazsa eylül'de ayvalık tarafına gidicez.
ben küçük iken pek saf idim :) beni öyle güzel kandırıdılar ki şimdi aklıma geldikçe kızıyorum bizim komşulara , ben nasıl doğdum diye sorduğumda bana hep evimizin yanında olan küçük bir dere vardı seni burdan hep tuttuk derdiler , saflığımın böylesini yiyim leylekler bile getirmemişti beni düşünün yani :) çocukluk aklı ya hastanede hep böyle bir kocaman derenin olduğun hep hayal ederdim:)))))) işte biliçli bir toplum bireyleri komşularımızın bana öğrettikleri :))) her şeyin ayıp olmasından olsa gerek dünyaya nasıl geldiğimi açıklayacak bir kul yoktu etrafımda.
hayatımda hep bir şeyler öğrenmek istedim , burda çok kişi okudum ,tanıdım samimi olduğumuz arkadaşlarımız oldu onlardan öğrendiklerim, sayamıycağım kadar çok şey düşünün artık "balayımızı bile asortikkrep'im çektiği o güzel fethiye fotoğrafları sayesinde orayı seçmemde ki en büyük etkendir. nişan ve kına için değişik olmasını istediğim kurabiyelerimi elçin'im sayesinde muhteşem oldu.
geçenlerde bir arkadaşım bana çok değiştimi söylemişti , özlem ben seni böyle bilmiyordum dedi:)) aslında değişen bir şey yoktu ama bazı şeylerde sessiz kalmamak ve hakkını aramak değişmek ise kabulumdur .
o yüzden benden korkar olmuşlar :)) dükkana her geldiklerinle tehlikeli gözlerle bana bakarlar bazen de laf söyleyip beni sinir etmek için ellerinden geleni yaparlar , seviyorum arkadaşlarımı :)))
bugünlerde acayip bir fotoğraf makinası alma istediğim var neredeyse her gün internetten dslr foto mak bakıyorum.şu an bütceme yeten marka fujifilm zaten ilk defa böyle bir makina kullanıcağımdan bunun şu anlık öğrenmem için yeterli olucağını düşünüyorum.kısmet olursa bu ay için alıcam .
ve son olarak tatil rotosu
haziran ,temmuz,ağustos geçti bizim tatil eylül ayın'a kaldı :) ikimizinde iş dolayısıyla en uygun ay eylül ayı olarak karar kıldık.inşallah bir aksilik olmazsa eylül'de ayvalık tarafına gidicez.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)