23 Mart 2012 Cuma

bahar temizliği başlasın

çıldırmış olmalıyım ki daha mart'ın ortasında temizliğe başladım :) bu yetmedi birde koca gardorabın içindeki her şeyi yıka ütüle modunda olunca 1 haftadır darmadağın bir evin içine dolandık durduk :) bunun üzerine su temizliği beni paklamayınca , 2 sene oturduğum evimin kirlenmiş olduğunu düşünerek ki haklıyım :) badana boya işine kısmetse yarın el atıcaz :) evde olsam inanın ki bu kadar zor bir şekilde sanki dünyanın en zor işiymiş gibi abartmıycam ama çalışınca eve yorgun gidip birde evin bu işleriyle uğraşmak gerçekten zor , evet yazının burasında peki neden birini tutmuyorsun diyeceksiniz ki çok haklısınız ama işte burasının küçük yer olması , insanların hemen ilk yapıştıracağı cevap sonradan görme sıfatı , insana en çok dokunan da bu oluyor zaten:( ama insanların benim çalıştığımızı yada eşimin çalıştığını görmezler evlendikten sonra insanlar hep seni izler aslında bu tür şeylere pek takmasam da ağızdan ağıza dolaşması , bunun benim kulağıma gelmesine kadar sinir bozucu oluyor , şimdi yaşım gereği takıyorum ama ilerleyen zamanlarda çokta tınımda olucaklar :)

kışlıklar hakettiği yerini buldu , baharlık ve yazlıklar dolabın baş köşesini ele geçirdiler :)

12 Mart 2012 Pazartesi

Tatlı yorgunluklar

Uzun zamandır bir pazar gününü eşim ile beraber geçirdim :) bu büyük bir başarı aslında :) iş koşullarından dolayı her zaman aynı günü beraber geçiremediğimiz oluyordu , cumartesi günü erken izin aldım , akraba ziyareti için edirneye gittik , her zaman gündüz görmeye alışık olduğum edirneyi gece görmek başka bir keyifliydi , gecenin o ışıltısını her şehrin kendine has rengi vardır , seviyorum izlemeyi böyle yerlerde....

o günün gecesi çok yorgundu elbette gece eve gelmemiz neredeyse 3'ü bulmuştu :) birde bu  tatlı yorgunluğun üzerine pazar günü ehliyet için test sürüşü yapıcaktım , geçen sefer sınava bazı nedenlerden katılamamıştım , kayıtlı olduğum sürücü kursunda araba çalışması yapamamıştım eşim ne kadar göstersede , sınava gireceğimiz arabada çalışmam gerekli idi , kırklareline öğlende gittik gelen adam tam bir hayal kırıklığı idi , kaba bayana karşı nasıl konuşmasını bilmeyen bir adam , tabi bende altında kalır mıyım o bana söylüyor ben ona , bir an geldi neredeyse ağlıycam , adama diyorum ki ben ilk defa araba kullanmaya geliyorum , beni çalıştırman lazım , sanki ben bunları demiyor muşum gibi adam söylediklerimi bile kayde almıyor , bağırış gürültü  kort alanına gittik durma kalkamaları gösterdi ayaklarımı kullanmamı , vites kullanmasını falan filan , ömrümden ömür götürdü orasıda ayrı bir konu , eşimde arka koltukta  ilk araba gezişini  yaptı :))) o da ayır bir komedi , komiklikleri ile beni güldürdü sağolsun , karışık bir gün dü anlıycağınız ...

Aynı gün Fetih 1453 'e gittik ama bir şey  anlamadım , bir şeyler eksikti , o duyguyu alamadım , anlatıldığı kadar da değildi belki de daha fazlasını beklediğimiz için de olabilirdi ...

kış hala gitmedi buradan akşam çok güzel kar yağdı

5 Mart 2012 Pazartesi

Geride kalanlar

ne tuhaf ard arda gelen mutsuzluk yazısı ve sıkıntılar , kendimden şüphe duymaya başlıycam artık her daim de buraya mutsuzluk yazmak düşündürür insanı ,
oysaki tam tersi ama bazen böyle olabiliyor insan , mesela bu hafta çok güzel geçip , hafta sonu çok güzel dolu dolu planlarım var iken her şeyin yerle bir olması ,buna sürükleyen  benimde payımda vardır ama isteyerek yapılan davranışlar değildir ama o an yaşanılanlar öyle gerektirir , yaşanır ve biter konuşamazsın sadece içinden kurarsın , uzaklara dalıp gidersin , işte benim son zamanlarda yaptığım mutluluğu yakında değilde bazen geçmişte aramak , resimlere bakarak farklı ruhlara bürünmek , o ana dalıp gitmek inanın çok güzeldir o duygu boğazımda oturan kocaman yumuğa inat hemde , orada mutlusundur keşke o anda olabilsem dersin , buda sana o anında ilaç gibi kendinle terapi yaparsın ....

herkese iyi haftalar , mutluluk ve şans hep yanınızda olsu

dipnot::fotoğraf kendi çekimim 2011 yazı ayvalık , özlenenler arasındasın...

27 Şubat 2012 Pazartesi

mutsuzum ,mutsuzsuz

haftaya hem yorgun hemde ağlamaklı girdim , nasıl bir şey bu yahu , iki yüzlü insanların halinden ,verdikleri sözlerden dönen insanlar , siz nasıl bir şeysiniz , iki lafa tav olup hem unutabilen geçmişe sünger çeken , ama bunu yanında beni ve bizi düşünmeyenler , şu anda başımı alıp gidesim var hem de uçcuz bucaksız , yazarken bile göz yaşlarıma hakim olamıyorum , çünkü yaşanılanlar her şey üsst üste geliyor , yeterrr artık demek istiyorum bu duruma ama diyemiyorum , benim olan hiç bir şey yok ki hayatımda :(
mutsuzum ve bana iyi gelebilecek hiç bir şey yok ,
çünkü ben çifte standarttan bıktım ....

24 Şubat 2012 Cuma

diş doktorum :)

Geçenlerde aniden dişlerimde olan sorundan dolayı diş doktoruna gittim  (uzun zamandır geçiştriyordum ,bugün yarın derken kararını verdim) , dişçi koltuğu gibi bir korkum yok şükür :) aslına bakılırsa buna karar vermemde ki neden ablamdır , çok iyi bir doktor , güler yüzlü , eli hafif :) dişlerine baktığında olayı kavrayan bir doktor dedi , bu sözleri kim duysa giderdi herhalde :) ablamın dediği gibide çıktı , şenşakrak , sanki dişçi odası değil gülme odasına gelmişim gibi hissettim kendimi :) dişlerime ilk baktığında ben bu diş yapısını bir yerden hatırlıyorum diyerek başladı , hatırlaması gayet doğal :) 1 hafta önce ablamın dişlerine bakınca eeee biz de kardeş olunca diş yapılarımızda benzeyince doktor bir anormallik çakmıştı yani :) :) :)
işlerimizi halledip , ne istediğimi söyleyip mutlu mesut çıktık , o gün gerçekten koşturmacılı bir gündü sabahtan akşama kadar ,aslına bakılırsa bu hafta başından sonuna kadar  böyle geçti :)
dün akşam istanbula geldik görümcemin oğlunun yaş gününe , yine güzel bir günün ardından evimize döndük , tahmin edersiniz ki , istikamet doğru yatak :)))) tabi ki dönerken izlemekten keyif aldığım sokak lambalarının ısığı , evlerin yansıyan manzarası ile uykuya dalmak :)

azğınızın  tadı , gülen yüzünüz ve umutlarınız hep sizinler ile olsun
hayırlı cumalara ,mutlu hafta sonlarına :)

sevgiler

20 Şubat 2012 Pazartesi

başlıksız :)

Dün çok uzun zamandır blog sayesinde tandığımı arkadaşım , bloğuna ne oldu senin dedi ? bir an gerçekten ilkildim heyecanla yazdığımı , okuduğum bir çok kişi vardı , çok fazla değil ama az ve öz insanlar tanıdım burada , samimiyetlerine inandığım , doğru kişilerle ile iletişim haline olmak paha biçilmez .
her zaman bunu yazmışımdır sizlerden öğrendiğim çok şey olmuştur ,

konuyu dağıtmayayım :) adresimi güvenilir olsun diye com uzantılı oalrak değiştirmiştim en az 3 sene öncedir , her şeyin doğru düzgün olmasından , aman biri görmesin stresinden kaynaklı aslında buraya bir şeyler yazmak bunları tanıdığım kişilerin okuması vs şeyler insanı gerçekten geriyor , ama yinede yazmaktan geri kalmamıştım , şimdi sanki o korkuları tekrar yaşıyorum gibi hissettim evlendikten sonra uzunca bir zaman adapte olamadım buraya , bir şeyler eksikti ve ben adını koyamıyordum , her şey o kadar hızlı gelişiyordu ki , zaman o kadar çabuk akıyordu ki bazen kendimize bile zaman ayıramamış kişiler olarak sanki burası zamanımızı çalıcakmış gibi , halbu ki öyle olmadığını daha iyi anladım.
umarım burası yeniden eskisi gibi bana iyi gelicek :)

o zaman buraya okuyan herkese mutlu haftalar ,

23 Ocak 2012 Pazartesi

Var olmanın içinde , var olamamak
çelişkilerin içinde süren hayatın mutsuzluğu , ne kadar garip değil mi?
Küçük bedenlere sığan büyük yükler , artık o yüklerin sana fazla geldiğini görüyorsun
hayatında şekillenen dünyan var ama  sen onu kullanamıyorsun , hayallerine sadece dalıp gidiyorsun
yalnızca bir başına ....